Biyografi

Pinhani Biyografi

Sinan Kaynakçı
Vokal , Gitar , Alto Saksafon

25 aralık 1979′da İstanbul’da doğdu. Çocukluğu Florya ve Bakırköy’de geçti. Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden 1998 yılında mezun oldu. Müziğe bu okulda başladı. 1995 yılında yan flüt dersleri aldı, gitar çalmaya da aynı yıl başladı. 1996 yılından itibaren aralıklarla stüdyo hiphop’ta davul dersleri aldı. 2001–2003 yılları arasında “Van Basten” grubuyla Beyoğlu’nda çeşitli mekânlarda çaldı. Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı. Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı. Pinhâni nin şimdiye kadar yayınlanan iki albümünün tüm söz ve müzikleri yazdı, vokal yaptı, farklı enstrümanlarla katkıda bulundu.  Kolektif İstanbul grubuna da ihtiyaçları olduğunda eşlik etmektedir.

Akın Eldes
Gitar

Akın Eldes, Frankfurt (Almanya) da doğdu. Müziğe ilk adımları herkes gibi mandolin ve flüt ile attı. Sağ-Sol olaylarına karışmasına istemeyen ailesinin gitar almaması nedeniyle anca lisede gitar çalmaya başladı. E-5, Painted Bird, Asım Can Gündüz ve Çapkınlar gruplarından sonra 1986 ile 2000 yılları arasında Bulutsuzluk Özlemi’nde yer aldı. 2000 yılından sonra çeşitli gruplarla sahneye çıktı ve albüm kayıtlarında bulundu. Tüm bu koşuşturmanın arasında boş durmayan Akın Eldes, kendi müzikal bakışını anlatan beş de albüm yayınladı. Pinhâni’ nin her iki albümünde müzikal prodüktör ve gitarist olarak yer aldı . Akın Eldes, Pinhâni’ nin tüm konserlerinde çalmaktadır

Zeynep Eylül Üçer
Bas Gitar

16 Eylül 1985′ te İstanbul’da doğdu. Çocukluğu Teşvikiye’de geçti.1991–1997 yılları arasında TRT İstanbul çocuk korosunda şarkı söyledi. Ortaokula İstanbul’da başladı.1 yıl sonra ailesiyle Antalya’ya yerleşti. Antalya Koleji’nde okudu ve okulu adına 2.ligde uzun süre basketbol oynadı. Sinan’ın ona hediye ettiği basgitarla aktif müzik yaşantısı başladı. Müzik öğretmeni olan annesinden solfej ve armoni dersleri aldı. 2004′ten itibaren aralıklarla geldiği İstanbul’a 2005′ te yeniden yerleşti. Halen İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Yapım bölümünde öğrenim görmektedir.

Hami Ünlü
Davul

12 Mayıs 1985 de İstanbul da doğdu. Ortaokul ve liseyi Notre Dame de Sion’da okuduktan sonra 2004 senesinde Galatasaray Üniversitesi İktisat Bölümünü kazandı. Şu sıralar üniversiteye devam etmektedir. Müzik hayatı 2000 senesinde kayıt olduğu Drum Club’ta başladı. Ders aldığı Drum Club hocaları arasında Hakan Açıkalın, Bülent Akbay, Alişan Topaloğlu ve Berke Özgümüş yer almaktadır. Ortaokul ve lise yıllarında amatör anlamda cazla ve davulla iç içe yaşadı. Üniversitede Paris Konservatuarı Caz bölümünde hoca olan Phillipe Poussard eşliğinde caz atölyelerine katıldı. 2006 Mayıs ayında Pinhâni grubuna dahil oldu. Ayrıca zaman zaman Akın Eldes Trio konserlerinde de çalmaktadır.

Selim Aydın
Klavye, Gitar

16 Mayıs 1981′de Ankara’da doğdu. Çocukluğu Adana’da geçti. Ortaokul yıllarında klasik gitar dersleriyle müziğe başladı. Lisedeki grubuyla yarışmalarda ve konserlerde çaldı. Üniversite yıllarında Sinan Kaynakcı ile tanıştı ve onunla beraber Van Basten’de yer aldı. Cem Nasuhoğlu ile gitar ve armoni üzerine çalıştı. Yurtdışında olduğu için ilk albümün kayıtlarında bulunamadı. 2006 Doğu Anadolu turnesi sırasında ise askerdeydi. İlk konserlerinden beri Pinhani ile çalıyor.

Cem Aksel
Davul

17 Şubat 1963′de Ankara’da doğdu. Caza ve davula olan ilgisi İstanbul’da ortaokul sıralarında başladı. Lise yıllarında amatörce devem eden müzik hayatı lise sonrası profesyonelliğe dönüştü. 1983 yılında İsviçre Bern’de bulunan, Swiss JazzSchool’a kaydodu. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeniyle devam edemedi. O günden bu yana yaşamını müzik ile kazanan sanatçı 60 kadar albüm çalışmasında çeşitli şarkıcılara eşlik etti. Türkiye’nin hemen hemen bütün cazcıları ile çaldı. Halen İstanbul’da yaşayan Cem Aksel, Bülent Ortaçgil ve çeşitli caz müzisyenleri ile farklı mekanlarda çalmaktadır. Pinhâni’nin her iki albümünde de davulcu olarak yer aldı. Fırsat buldukça konserlerde de gruba eşlik etmektedir.

Etiketler: , , , , , , , , ,

26 Mayıs 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Manga Biyografi

2001 sonlarına doğru Ankara’da kurulan maNga grubunun hikayesi Yağmur Sarıgül “Yamyam”(Gitar)’ün barlarda “cover” parçaları yorumlayıp eğlendikleri gruptan ihraç edilmesiyle başladı. Yamyam yeni grubunda  rock müzikle elektroniği, sert gitar riff’leriyle rap vokalleri birleştirmek istiyordu. Özgür Can Öney (Davul), Efe Yılmaz (Turntable), Ferman Akgül (Vokal) ve Cem Bahtiyar (Bas Gitar)’ın gruba dahil olmasıyla kadro tamamlanmış oldu ve maNga şu andaki yapısına kavuştu. Tarz olarak ise yeni yeni gönüllerini kaptırdıkları “nu metal” ve “hardcore” akımını benimsemişlerdi. Böylelikle beş ayrı karakteri, beş ayrı müzik zevkini ve beş ayrı duruşu sergileyen grup, japon çizgi romanı geleneğinin ünlü ekolü olan ve tüm dünyanın aşina olduğu maNga ismiyle uzun yıllar sürecek başarılı bir uluslararası kariyer için yola çıkmış oldu.

Albüm maceraları ise Eylül 2001’de Ferman’ın “Sing Your Song” yarışmasına katılma fikriyle başladı. İlk besteleri olan, “Kal Yanımda” parçasıyla “Sing your Song” yarışmasından ikincilik ödülü aldılar. Bu dönem içinde “Bitti Rüya”, “Libido” ve “Yalan” gibi çok sevilen parçalarını yaptılar. Bir süre sonra yarışma döneminden tanıdıkları prodüktör Haluk Kurosman’dan gelen bir telefon ile artık emeklerinin karşılığını alacaklarına inanmaya başladılar. Beste çalışmalarına ve konserlere ağırlık veren grup Türkiye’nin dört bir yanına gidip elliyi aşkın konserle müziklerini geniş kitlelerle paylaşmaya başladı.

İlk albümleri 14 Aralık 2004’te “maNga” adıyla Sony Music ve GRGDN ortaklığında piyasaya sürüldü. Dinleyicilerden gelen destekle 180.000’ i aşan albüm satışıyla Altın Plak ödülünün sahibi oldular. “maNga” albümü Japonya’da satışa sunuldu ve yüksek bir satış rakamına ulaştı. Ayrıca “Bir Kadın Çizeceksin” şarkısı tüm dünyada EA Sports’un FIFA 2006 oyununda kullanıldı.

İlk albüm 2006 yılında, “maNga+” adıyla çok özel ikinci bir baskısıyla yeniden yayımladı. Albümün yeni baskısı, Cem Karaca klasiği ‘Raptiye Rap Rap’ şarkısı ve ‘Kandırma Kendini’  şarkısı ile video kliplerinin olduğu hediye bir DVD ile birlikte yayımlandı. 

Albümden sonraki dönemde yurtiçi ve yurt dışında bir çok konser ve festivalde sahne aldılar. Türkiye’nin değişik illerinde verdikleri 250’nin üzerinde konserle inanılmaz deneyimler kazanan  grup sevenleriyle birlikte olmaktan çok büyük keyif aldı.

 İlk albümlerinin üzerinden geçen 4 yılı aşkın süre zarfında dünyaya bakış açıları olgunlaşan ve müzikal olarak dinledikleri de çeşitlenen grubun daha güçlü bir sounda sahip olan 2. albümleri “Şehr-i Hüzün” albümü,  15 Nisan 2009 tarihinde GRGDN ve Sony Music etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Batı ve doğu tınılarının daha çok içiçe geçtiği; ney, piyano, tambur ve bağlama gibi enstrümanların daha çok kullanıldığı “Şehr-i Hüzün” albümünde; Anadolu coğrafyası ve öz kültürümüzün etkileri “Üryan Geldim” şarkısının nakaratında Karacaoğlan’ nın dizelerinden, “Hepsi Bir Nefes” şarkısının nakaratında ise Ömer Hayyam’ ın dizelerinden alıntılarla öne çıkıyor.

Albümün yanında, isteğe bağlı sahip olabilecekleri, grubun solisti Ferman Akgül’ ün prodüktörlüğünü ve yönetmenliğini yaptığı 150 dakikalık grubun kuruluş yıllarından bugüne kadarki hikayesini yansıtan bir “maNga Belgesel DVD”si de bulunuyor. Ayrıca maNga’ nın albüm kayıtlarını yaptıkları süreç içinde sevenlerinden topladıkları ses kayıtlarıyla hazırladıkları ve sevenlerine adadıkları bir şarkı da yer alıyor.

Albümün ilk video klibi “Dünyanın Sonuna Doğmuşum” ve ardından ikinci klip “Beni Benimle Bırak” ile tüm kalpleri bir kez daha fetheden maNga, MTV Avrupa Müzik Ödüllerinde “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” dalında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. 5 Kasım 2009 tarihinde Berlin O2 World Arena’da düzenlenen  2009 MTV Avrupa Müzik Ödülleri’ nde kendi ülkelerinde birinci olan diğer 21 ismi geride bırakarak  “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı”  seçildi. 

Ödülün hemen ardından albümün çıkışından önce Budapeşte’de çekimlerini tamamladıkları  “Cevapsız Sorular” video klibini yayınlayan maNga,  Avrupa zaferini Avrupa’da çekilen bir video kliple taçlandırmış oldu. 

2009 yılına ilişkin pek çok değerlendirmede ve ödül töreninde En İyi Albüm, En İyi Grup, En İyi Şarkı, En İyi Video Klip ve En İyi Sahne Performansı dallarında sayısız ödül almaya devam eden maNga, TRT tarafından Norveç’in başkenti Oslo’da gerçekleşecek 55. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etmek üzere seçildi.

Sözleri Evren Özdemir, maNga ve Fiona Movery Akıncı’ya, müziği maNga’ya ait olan “We Could be The Same” adlı şarkı ile yarışmaya katılan maNga, 29 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşen 55. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde, koreografisini Kanadalı sanatçı Genevieve Cleary’ nin yaptığı, İngiliz dansçı Natalie Marrable’ nin maNga’ya eşlik ettiği sahne şovu ile başarılı bir performans sergileyerek yarışmayı 2. olarak tamamladı. Türkiye’ye ilk kez ikinciliği kazandıran maNga, Türkiye’nin ikinci en büyük başarısını elde etmiş oldu.

 “We Could Be The Same”in single CD’si yarışmadan kısa bir süre önce müzik mağazalarında satışa sunuldu. CD’nin içinde şarkının İstanbul, Belçika ve İsveç’te yapılan 3 değişik versiyonunun yanısıra, Gooseflesh tarafından yapılan iki de remix’i yer alıyor. Kapak tasarımı Erdem Yücel tarafından yapılan “We Could Be The Same” single CD sinin içinde; şarkının Gürcan Keltek tarafından çekilen video klibi de mpeg formatında yer alıyor.

Eurovision başarısının hemen ardından yurtdışı konserlerine ağırlık veren maNga, Beyaz Rusya’nın çok önemli sanat festivali “Vitebsk Slavianski Bazaar” da, binlerce hayranı önünde canlı TV konserleri kapsamında Saraybosna’ da ve Sırp hayranları için Belgrad’ da sahne aldı.

Temmuz 2010’da Danimarka’ nın başkenti Kopenhag’da yer alan Tivoli Gösteri Merkezinde muhteşem bir konser veren maNga, ikinci single’ları “Fly to Stay Alive” ı, Temmuz 2010’da Sony Music Danimarka etiketiyle Danimarka’ da dijital olarak satışa sundu.

Yurtdışı çalışmaları devam ederken;  Cartel’ den Alper Ağa ile düet yaptıkları ”Evdeki Ses” şarkısına Ferman Akgül  yönetmenliğinde çekilen video klip albümün 4. videosu oldu.

Danimarka’da çıkardıkları “Fly to Stay Alive” single’ ını Charles Richards yönetmenliğinde çekimleri tamamlanan video klip ile birlikte tüm Avrupa’da yayınlamayı planlayan maNga, ayrıca 2011 yılında gerçekleştirmeyi planladıkları bir Türkçe proje için de çalışmalara başladı.

Ödüller
* “Sing Your Song”  yarışması 2.ciliği, 2002
* Hürriyet Altın Kelebek, En iyi çıkış yapan grup, 2005
* MÜYAP Müzik Endüstrisi Ödülleri: Altın Plak Ödülü, 2006
* Our Future Dergisi; En İyi Grup, 2006
* Jetix TV Ödülleri; En iyi Grup, 2006
* Beyaz Show Oscarları: En İyi Performans, 2006
* Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülleri: En İyi Çıkış Yapan Grup, 2006
* Popsav Ödülleri; En İyi Rock ve Alternatif Grup ve En İyi Klip:Bir Kadın Çizeceksin, 2006
* Radyo Boğaziçi; En İyi Animasyon Klip (Yalan), 2007
* Kanaltürk Ödül Töreni; En İyi Klip: Bir Kadın Çizeceksin ve En İyi Grup, 2007
* Yıldız Teknik Üniv. En İyi Grup Ödülü, 2007,2009
* MTV Avrupa Müzik Ödülleri, Avrupa’nın En İyi Sanatçısı, 2009
* 13. İstanbul FM Altın Ödülleri, En İyi Grup, 2009
* Pal FM En İyiler Ödülleri, En İyi Şarkı: Dünyanın Sonuna Doğmuşum ve En İyi Canlı Performans, 2009
* 17.ITU EMOS Başarı Ödülleri, Yılın En Başarılı Grubu, 2009
* 16. Kral Müzik Ödülleri, En İyi Grup, 2009
* 55. Eurovision Şarkı Yarışması 2.liği, 2010
* Radyo Viva, En İyi Grup, 2010
* TurkStars Awards 2010, En İyi Grup, 2010
* Olay Fm, En İyi Grup, 2010
* Blue Jean,  Yılın grubu, Yılın şarkısı ve Yılın klibi: We Could Be The Same, 2010
* İTÜ Sosyal Medya Ödül Töreni, Sosyal medyayı en etkili kullanan grup, 2010
* 16. Kral Müzik Ödülleri, En İyi Grup, 2010
* Radyo Boğaziçi, En İyi Müzik Grubu, 2010
* Muğla Üniversitesi, Altın Kariyer Ödülü, 2010
* Ankara Atatürk Lisesi, En İyi Grup, 2010
* İstanbul Vergi Dairesi, En İyi Grup, 2010

Etiketler: , , , , , , ,

26 Mayıs 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Tan Biyografi

30.10.1981 doğumlu olan Tan bir sanat şehri olan Hannover Hildeshaim’de dünyaya geldi. İlkokula, Ankara Arı kolejinde başladı profesyonel olarak müzik eğitimine de Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı yarı zamanlı ve çeşitli polifonik korolarda şarkı söyleyerek başladı. Bunun yanında şan dersleri, piyano, sahne ve solfej dersleri aldı. Engellenemez müzik tutkusu onu Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı opera bölümüne taşıdı. Aynı zamanda halk müziği ve sanat müziği korolarında çalıştı ve Devlet Operasında görev aldı. Sahne dersi de alan Tan, Türkan Şoray’la “Mürüvvetsiz Mürüvvet” adlı sinema filminde rol aldı. Öğrenciliği zamanında, gece klüplerinde ve çeşitli organizasyonlarda sahne aldı.

2005 yazında kendi bestelerinden oluşan “Rica Ederim” isimli albümü piyasaya çıktı. Sırası ile klip çektiği; asla, rica ederim, kalbime gömüyorum, ağla ağla besteleri şimdiden klasikler arasına girdi ve o yaz lakabı “slow şarkıların prensi” oldu.
Tan’ın ikinci albümü “Sözümü Tutamadım” 2007 yazında sevenleriyle buluştu. Tan severlerin beklediğine değmişti doğrusu. Tan’ın meşhur olan “Neler Neler” şarkısı bizlere kıpır kıpır bir yaz yaşattı. İkinci klibi ise albüme ismini veren yeni bir Tan klasiği “Sözümü Tutamadım”a çekildi. Tan ilk defa kendi dışında bir besteyi yorumladı ve bir klasik olan “Geçer” parçasının söz yazarı ise Sezen Aksu’dan başkası değildi. Tan, bu albümle gerçekten başarısını ikiye katladı.

Bu yaz bir Tan bestesi olan ve Demet Akalın tarafından seslendirilen “Çanta” henüz albüm çıkmadan yazın sevilen şarkısı oldu. TAN bu şarkının klibinde de Demet Akalın’a eşlik etti ve şarkıda da düet yaptılar. 2010 yazında raflarda yerini alan “Taş Yürek” albümü hayranları tarafından büyük ilgi gördü. Kemal Başbuğ ile çekilen klip büyük ilgi topladı, klipte kendisine oyuncu ve manken Fatoş Kabasakal eşlik etti. Taksi şarkısı ise Demet Akalın’la kendi albümünde yaptığı yeni bir düet ve “Çanta” şarkısının devamı niteliği taşımakta.

“Taş Yürek” albümün fotoğraflarını Mehmet Turgut çekti. Albümde; bestesi Avni Anıl, güftesi Şahin Çandır’a ait olan “Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun” dışındaki tüm şakılar kendisine aittir.

Etiketler: , , ,

26 Mayıs 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Aylin Aslım Biyografi

1976 yılında Almanya’da Lich adında küçük bir kasabada doğdu.
1994′ten itibaren İstanbul’un çeşitli canlı müzik mekanlarında yabancı coverlar söyledi.
1996′da beş kızdan oluşan “Zeytin” adlı rock grubuyla canlı müzik piyasasında dikkatleri çekti.
1998 Roxy Müzik Günleri’nde 2.’lik ve 1999 Roxy Müzik Günleri’nde Jüri Özel Ödülü kazandı.
1998′de “Süpersonik” adlı grubu kurdu ve oldukça alışılmadık elektronik altyapılı parçalardan oluşan repertuarına karşın kısa sürede kendine has bir izleyici kitlesi yarattı.
2000′de “Gelgit” isimli alternatif elektronik pop albümünü Power Records’dan çıkardı.
2000′de müzikal direktörlüğünü yaptığı “H2000″ organizasyonunda, BUSH, Chumbawamba, GusGus, Lamb Jay Jay Johanson gibi dünya müzisyenleriyle aynı sahneyi paylaştı.
2001′den itibaren H2000, Creamfieds ve Rockistanbul gibi büyük organizasyonlarda ve Tindersticks, HIM, Placebo, Macy Gray ve Queen Adreena gibi büyük konserlerin açılışında sahne aldı.
2003′te Mor ve Ötesi, Athena, Bülent Ortaçgil, Vega, Feridun Düzağaç, Bulutsuzluk Özlemi ve Koray Candemir’le birlikte “Savaşa Hiç Gerek Yok” single’ında yer aldı.
2003′ten itibaren elektronik sound üzerine kurulu ilk albümünün şarkılarını sahnede “Sütlü” adını verdiği proje dahilinde, sert rock versiyonlarıyla söyledi.
2003′te ilk albümünde yer alan “Senin Gibi” isimli şarkısı Yunanlı pop müzik sanatçısı Teresa tarafından Yunanca yorumlandı.
2004′te Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde “Kimdi Giden Kimdi Kalan” şarkısını yeniden yorumladı.
2004′te Dj Mert Yücel`le birlikte yaptıkları “Dreamer” adlı İngilizce single İngiltere’de Baroque Records UK tarafından yayınlandı ve İngiltere`de Balance Chart UK’de 3 numaraya, Amerika`da Balance Chart USA’de 1 numaraya yükseldi.
2004′te Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filminde ilk albümünden “Senin Gibi” adlı şarkısı yer aldı.
2005′te Teoman’ın “Balans ve Manevra” filminde rol alan Aylin Aslım, filmin Pasaj Müzik tarafından yayınlanan soundtrack`inde Teoman’ın “Bazı Yalanlar” isimli parçasını yorumladı.
2005′te Bulutsuzluk Özlemi`nin “Felluce-Bağdat” adlı single albümünde “Bağdat Kafe” adlı şarkıda vokalde Nejat Yavaşoğulları’na eşlik etti.
2005′te Kutluğ Ataman’ın çektiği “İki Genç Kız” filminin soundtrack`inde ilk albümünden “Keşke” adlı şarkısı yer aldı.

Aynı yıl Aylin Aslım ve Tayfası adı altında Pasaj Müzik’ten Gülyabani albümünü çıkardı. Bu albümden Gülyabani, Ben Kalender Meşrebim ve Ahh şarkılarına klip çekti. Daha sonra Bulutsuzluk Özlemi’nin “Felluce-Bağdat” adlı single albümünde “Bağdat Kafe” adlı şarkıda vokalde Nejat Yavaşoğulları’na ve Çilekeş’in “Yetmiyor” adlı şarkısına eşlik etti.
2006′da da Ogün Sanlısoy ile “Kendin Oldun” şarkısını yorumladı.

Etiketler: , , , ,

25 Mayıs 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Ajda Pekkan Biyografi

Ayşe Ajda Pekkan, 12 Şubat 1946′da İstanbul’da doğdu. Babası Rıdvan Pekkan deniz binbaşısı, annesi Nevin Dobruca ev hanımıydı. Babasının görevi dolayısıyla çocukluğu Gölcük’te, Amerikan askerlerinin ailelerinin arasında geçti. Modern bir ortamda ancak ailevi sorunlar arasında geçirilen çocukluk Ajda Pekkan’ın gençliğini etkileyen önemli bir dönem oldu.

Şarkıcı olmak için büyük heves taşıyan Çamlıca Kız Lisesi öğrencisi Ajda Pekkan, kardeşi Semiramis’in de desteğiyle 1962 yılında dönemin en popüler gece klubü Çatı’nın sahibi olan İlham Gencer’e ulaştı. İlk olarak seslendirdiği Mina’nın “Il Cielo In Una Stanza” şarkısıyla kendini kabul ettirdiği Çatı gece klubünde Los Çatikos topluluğu eşliğinde bir müddet sahne çalışması yaptı.

1963 yılında bir aile dostlarının teşvikiyle Ses dergisinin, sinemaya yeni yüzler kazandırmak amacıyla açtığı kapak yıldızı yarışmasına katıldı. Ediz Hun’un erkekler dalında birinci, Hülya Koçyiğit’in bayanlar dalında ikinci olduğu yarışmada, birinci seçilen Ajda Pekkan’ın profesyonel kariyeri böylece başlamış oldu. Avrupai görünümü ve cüretkar tavırlarıyla Yeşilçam’ın gözde sanatçılarından biri olan Ajda Pekkan, beyaz perdeden gelen teklifleri değerlendirmeye başladı ve 1963 yılında “Adanalı Tayfur” ile ilk kez çıktığı kamera karşısında, 1967 yılındaki son filmi olan “Harun Reşit’in Gözdesi”ne kadar baş rollerini Ayhan Işık, Cüneyt Arkın ve Tamer Yiğit gibi sanatçılarla paylaştığı 47 film çevirdi. Ses kabiliyeti rol aldığı filmlerdeki yapımcıların da dikkatinden kaçmadı ve pek çok filminde şarkıcı rolü üstlendi ve çeşitli şarkılar seslendirdi. İlk filmi “Adanalı Tayfur”da seslendirdiği “Göz Göz Değdi Bana” şarkısı, arka yüzünde Öztürk Serengil’in seslendirdiği “Abidik Gubidik” şarkısıyla birlikte 45′lik plak olarak yayınlandı. Sinemaya başlamadan önce tanışıp şarkıcılık yapabilmesi için yardım istediği ve kabiliyetine ikna ettiği Fecri Ebcioğlu, sinema yıllarında da Ajda Pekkan’la irtibatını hiç koparmadı ve 1965 yılında kendine ait ilk plağı olan “Her Yerde Kar Var / 17 Yaşında” piyasaya sürüldü. Fecri Ebcioğlu’nun yabancı şarkılar üzerine Türkçe sözler yazarak ülkemize benimsettiği “aranjman” tarzının en büyük starı, Adamo’nun ünlü şarkısını yine Adamo gibi Fransız aksanıyla söyleyerek, yavaş yavaş ismini duyurmaya başladı.

Sahnelerden sinemaya geçen sanatçıların aksine, sinemadan sahneye geçen Ajda Pekkan, birkaç plak denemesinden sonra 1968 yılında çıkardığı “İki Yabancı” 45′liği ile aranjman dalında onbinlerce plak satarak satış rekoru kırdı. “Dünya Dönüyor”, “Saklanbaç” ve “Üç Kalp” gibi üstüste çok başarılı plaklar yaptı. Bu yükselen trendin neticesinde yurtdışından davetler aldı ve Atina’daki Uluslarası Apollonia Müzik Festivali’nde 1968 yılında “Özleyiş” ve 1969 yılında “Perhaps One Day” şarkıları ile üstüste iki kere dördüncü olarak müzik piyasasındaki yerini sağlamlaştırdı. Barcelona’daki Akdeniz Şarkıları Festivali’nde “Ve Ben Şimdi” şarkısı ile Türkiye’yi temsil etmesi ve şarkılarının pek çok filmde fon müziği olarak kullanılması, Ajda Pekkan’ı tüm ülkede tanınır hale getirdiği gibi, ilk olarak Zeki Müren’in alt kadrosunda yer aldığı gazino sahnelerinin de aranan isimlerinden biri oldu.

Her ülkenin starlarını bünyesinde barındırmaya özen gösteren Philips firması, Türkiye’den seçtiği Ajda Pekkan’ı kanatlarının altına aldı ve kayıtları Fransa’daki stüdyolarda gerçekleştirilen, Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı şarkılarla, Ajda Pekkan’ın diğer şarkıcılardan bir adım öne fırladığı yıllar başladı. Üstüste gelen hit plaklarla Ajda Pekkan’ın sesi tüm ülkede keyifle dinlendiği gibi, şık giyimi, sürekli kendini yenileyen görünümü ve değişime açık tavrıyla sadece müzikte değil moda konusunda da hayranlarını sürükleyen bir ikon haline geldi. “Sensiz Yıllarda”, “Yalnızlıktan Bezdim” gibi şarkılarla fırtına gibi girdiği 70′lerin ortalarında seslendirdiği “Tanrı Misafiri”, “Kimler Geldi Kimler Geçti”, “Hoşgör Sen”, “Sana Ne Kime Ne” gibi ileride birer Ajda Pekkan klasiği haline gelecek şarkılarıyla Türkiye sınırlarını zorlamaya başladı. Bu üstün performansının sonucunda 1976 yılında Paris’in ünlü Olympia müzikholünde, pek çok şarkısının Türkçe versiyonlarını seslendirdiği, dönemin ünlü Cezayir asıllı Fransız şarkıcısı Enrico Macias’la seri konserler verdi. Bir dost toplantısında Hürriyet Gazetesi sahibi Erol Simavi’nin “Ajda Pekkan’a Star demek yetmez, ancak Süperstar dersek yerini bulur.” sözüyle birlikte önce sanat çevrelerinde, sonra hayranlarının arasında, daha sonra da tüm ülkede “Süperstar” ünvanıyla anılır oldu. 1977 yılında bu ünvanını ilk kez resmileştiren, o güne kadar benzeri görülmemiş bir kapak dizaynı ve prodüksiyonla piyasaya sunulan, “Kim Ne Derse Desin”, “Hancı” gibi şarkıların yer aldığı albümü “Süperstar”ı hazırladı. Aynı yıl Tokyo’daki Yamaha Müzik Festivali’nde “A Mes Amours” şarkısıyla elde ettiği başarılı netice, 1970′lerin başında yurtdışında ilk olarak bir Almanca ve daha sonra birkaç Fransızca plağı satışa sunulan Ajda Pekkan’ın 1977 ve 1978 yıllarında Fransa’da ses getiren 45′lik çalışmaları yapmasına ve sonunda “Pour Lui” isimli Fransızca albümünü hazırlamasına ön ayak oldu. Halk konserleri, sahne çalışmaları ve konuk sanatçı olarak katıldığı uluslararası organizasyonlar ile başarısını pekiştiren Ajda Pekkan, 1979 yılında “Bambaşka Biri”, “Haykıracak Nefesim” gibi şarkıların yer aldığı Süperstar serisinin ikinci albümü “Süperstar 2″de kariyerinin doruğuna çıktı. 70′li yıllarda defalarca yılın sanatçısı seçildiği gibi şarkıları da liste başlarından inmedi, çeşitli ödüller kazandı.

O seneye kadar, Türkiye’yi temsil etme görevinin, eleme usulüyle belirlendiği Eurovision şarkı yarışmasına 1980 yılında atama yoluyla Ajda Pekkan seçildi. İlk önce tespit edilen 5 bestecinin şarkılarının jüri tarafından 3′e düşürülmesiyle, “Bir Dünya Ver Bana”, “Olsam” ve “Pet’r oil” ile Tv ekranlarında boy gösterdi. “Pet’r oil”ın Türkiye’yi temsil etmesine karar verilen gece sonunda, ülkemizde hiç olmamış birşey oldu ve henüz plağı satışa sunulmamış bir şarkı tüm halk tarafından ezbere söylenir oldu. Kulis faaliyetlerinin yetersizliği, şarkının siyasi hicivli yapısı ve yarışma gecesindeki organizasyon bozuklukları neticesinde Ajda Pekkan bu yarışmada hayal kırıklığı yaratan bir derece aldı. Süperstar’ı bir hayli küstüren bu yarışmadan sonra bir süre dinlenme kararı alıp A.B.D.’ye yerleşti. 70′lerin sona ermesiyle birlikte pop müziğin cazibesini yitirip, alaturka ve arabeske yönelindiği yıllarda “Sen Mutlu Ol” ve “Sevdim Seni” isminde hafif müzik ve alaturka sentezi iki albüm yaptı. Ancak Süperstar’ın bir türlü içine sinmeyen ve kendi isteği doğrultusunda gerçekleşmeyen, ısmarlama olarak hazırlanan bu albümler Ajda Pekkan hayranlarının beklediği renkten ve kıvamdan uzaktı. Yerli bestecilerle çalışmaktan beklediği verimi alamayan Ajda Pekkan, 70′lerde kendi önderliğinde yükselen aranjman akımına geri döndü.

“Süperstar 83 Show”uyla sahnelerde fırtına gibi eserken, en başarılı çalışmalarında yanında olan Fikret Şeneş’le birlikte çalıştığı “Uykusuz Her Gece”, “Son Yolcu” gibi şarkıların yer aldığı “Süperstar 83″ albümüyle yeniden gönülleri fethetti. Reklam filmleri, Tv programları, sahne çalışmalarıyla ikinci baharını yaşayan Süperstar, 1984 yılının sonlarında yapımcılarının ve yakın çevresinin ısrarıyla dönemin popüler gruplarından Beş Yıl Önce 10 Yıl Sonra ile bir albüm hazırladı. “O Benim Dünyam” şarkısıyla yeniden çıkış yakalayan Ajda Pekkan, şarkı yorumlarındaki üstün bir performansına rağmen şarkıların özensizliği ve zorlama bir albüm olmasından dolayı, yeni ekibiyle beklediği sükseyi yapamadı. 1987 yılında Ülkü Aker ve Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı “Kim Olsa Anlatır”, “Yalnızlık Yolcusu” gibi şarkılarla, özel hayranları için eşsiz olarak nitelenen ancak hit şarkı eksikliği nedeniyle, fazla tutulmayan “Süperstar 4″ albümünü hazırladı. Sonrasında yaptığı evlilik nedeniyle aldığı müziği bırakma kararı tüm müzik severleri üzse de, müzikten ayrı geçen günlerinde yaşadığı boşluk hissi neticesinde yeniden müziğe dönüş kararı verdiği sıralarda evliliği de sona erdi.

1989 yılının son günlerinde “Ajda ’90″ albümünü piyasaya sürdü. Pop müziğin çıkmaza girdiği, hatta unutulduğu günlerde “Yaz Yaz Yaz” ile ortalığı kasıp kavurdu. Yarısı yerli beste, yarısı aranjman olan bu albüm, Ajda Pekkan’ın muhteşem dönüşünün bir işaretiydi adeta. Peşi sıra başlayan Rumelihisarı konserleriyle Süperstar, sevenlerini kaldığı yerden büyülemeye devam etti. ’91, ’93 ve ’96 yıllarında çoğunlukla yerli bestecilerle çalıştığı albümleri, sivrilen bir kaç şarkı dışında beklenen ilgiyi görmedi. 90′ların ortalarına kadarki 30 senelik müzikal kariyerinde hiç toplama albüm yapmayan Ajda Pekkan’ın, hayranlarını çok memnun etse de kendi rızası dışında yayınlanan “Hoş Görsen” ve “Unutulmayanlar” albümleri piyasaya çıktı. Çeşitli sahne çalışmalarına devam ederken 1998 yılında eski şarkılarının yeni düzenlemelerini seslendirdiği “Best Of” albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. Yüksek satış grafiği yakalayan bu albümün devamı niteliğinde, 2000 yılında 2 CD’den oluşan “Diva” albümü piyasaya çıktı. Bu albümde Ajda Pekkan’ın eski şarkılarının yeni yorumlarının yanı sıra, “Mutlu Bütün Şarkılar” ve “Aşka İnanma” gibi iki yeni şarkı ve kardeşi Semiramis Pekkan’ın eski şarkılarından “Dert Ortağım” ile “Bu Ne Biçim Hayat”ın da Ajda Pekkan yorumları yer aldı. Büyük başarı elde eden bu albümün şarkılarından “Bir Günah Gibi”, dünyaca ünlü DJ Claude Challe’nin “Buddha Bar” serisinde yer aldı. 2000 yılında Monaco’da Monte Carlo Sporting D’été müzikholü’nde dünyaca ünlü sanatçılarla birlikte sahne alan Süperstar, bir de “Prestige de la Turquie avec Ajda Pekkan” isminde videoklip hazırladı. 60, 70 ve 80′li yıllarda pek çok filmde fon müziği olarak kullanılan Ajda Pekkan şarkılarından sonra Ajda Pekkan’ın sesi, 2001 yılı içerisinde sinemalarda gösterime giren “Cahil Periler” filminde “Bambaşka Biri” ve Meksika’da yayınlanan bir pembe dizide de “Bir Günah Gibi” şarkıları ile yer aldığı filmlere renk kattı. 2002 yılında vizyona giren “Şöhret Sandalı” isimli sinema filminde rol aldı.

Etiketler: , , , ,

25 Mayıs 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Yüksek Sadakat Biyografi

Şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından 1997 yılında temelleri atılan Yüksek Sadakat, kendi adını taşıyan ilk albümünü Ocak 2006′da, ikinci albümü ‘Katil & Maktûl’ü ise Mart 2008’de DMC etiketiyle piyasaya çıkardı.

Şarkı sözleri ve besteleri ile bir anda geniş bir hayran kitlesi edinen grup; bu albümünde Rock’ın farklı dönem ve alt türlerine ait unsurları, Türk coğrafyasına mal olmuş müzikal motiflerle birleştirdi ve bunu yaparken Rock’ın enerjisini kaybetmemeye özen gösterdi.

İlk albümün ilk single – video’su olan Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer, albüm müzik marketlerdeki yerini almadan birçok  ulusal radyoda 1 numaraya kadar çıktı ve 2006 yılında yapılan Nielsen müzik ölçümlerinde Türkiye radyolarında en çok çalınan parça oldu. Grubun aynı albümünden çıkan takip eden single’lar Kafile, Aklımın İplerini Saldım, İhtimaller Denizi ve Döneceksin Diye Söz Ver şarkılarının da 1 numara olmasıyla grubun popülerliği hızla arttı.

Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşan Yüksek Sadakat’in ülke çapındaki başarısı, ikinci albümleri ‘Katil & Maktül’ ile de devam etti. Bu albümden çıkan Ben Seni Arayamam, Aşk Durdukça, Haydi Gel İçelim ve Katil & Maktûl isimli şarkılar da, pek çok ulusal radyonun airplay’inde ve listelerde 1 numaraya ulaştı.

Grup, 2008 yılının sonlarında TRT’den gelen teklif üzerine, TRT Radyo 1 için ‘İhtimaller Denizi’ adını verdiği radyo programını 1 yıl süreyle dinleyenleriyle buluşturdu. Program; grup üyelerinin, bireysel olarak birikimlerini ve kariyerlerine yön veren müzikal konuları, etkilendikleri sanatçıları, grupları ve onların şarkılarını içeriyordu.

Yurtdışındaki dinleyicilerinden gelen yoğun istek üzerine 2009 yılının Kasım ayında Avrupa Turnesi’ne çıkan grup, Almanya, Hollanda, Belçika ve İsviçre’de olmak üzere toplam 7 konser vererek Avrupalı dinleyicisiyle buluştu.

Ocak 2009’da Uzay Heparı anısına çıkartılan ‘Sonsuza’ albümü için Sezen Aksu’nun sözlerini yazdığı Kadınım adlı parçayı yorumladı. Kısa sürede radyolarda listelere giren Kadınım parçasına çekilen klip de Türkçe müzik yayını yapan bütün TV’larda liste başarısı gösterdi.

2010 yılının Mayıs ayında 14 üniversite konseriyle 400.000 den fazla gençle buluşan Yüksek Sadakat, yıl boyunca devam eden konserlerinin yanı sıra 3. albümü için çalışmalara başladı ve Aralık ayında stüdyo çalışmalarını tamamladı.

2010 yılının sonuna geldindiğinde EBU üyesi TRT tarafından; 2011’de 56. sı Almanya – Düsseldorf’da düzenlenecek olan 2011 Eurovision Şakı Yarışması’na Türkiye Temsilcisi olarak seçilen Yüksek Sadakat, Mayıs 2011’de gerçekleştirilecek olan yarışma için çalışmalarını hızla sürdürürken bir yandan da dinleyicisiyle buluşmaya devam ediyor.

Etiketler: , , , ,

18 Nisan 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Yıldız Usmanova Biyografi

12 Aralık 1963′de Margilan Özbekistan’da doğdu. Taşkent Silkfactory Konservatuvarı mezunudur. 2009 yılı ekim ayında Türkçe bir albüm yaptı. Kariyerinde 20 milyon albüm satışı yapmayı başaran sanatçı, Türkiye’de müzik marketlere sunduğu “Dünya” albümünde çok önemli isimleri bir araya getirdi.

Yaşar ile düetinden sonra tanıdım onu daha önceden dinlememiştim seni severdim adlı şarkısını dinledim ve çok hoşuma gitti biraz tanımak istedim ve tanıtmak istedim gerçekten güzel ve hoş bir sesi var sesi biraz ılık gibi geldi bana ama kendisine yakıstıgını düşünüyorum yıldız usmanova yı tanıyalım yıldız usmanova hayatı yıldız usmanova biyografisi

Prodüktörlüğünü Şafak Karaman’ın yaptığı albümün müzik direktörlüğünü ise Mustafa Ceceli üstlendi. Yıldız Usmonova “Dünya” isimli albümünde Fatih Erkoç, Levent Yüksel, Yaşar ve Hüsnü Şenlendirici ile düet çalışmalara imza attı. Albümün ilk klibi ise Fatih Erkoç ile birlikte seslendirdiği “Görmesem Olmaz” isimli şarkıya çekildi.

Uluslararası Albümleri

Alma Alma
Jannona
Binafscha
The Selection Album
Dunya
Yulduz
The Best of Yulduz Usmanova
Uluslararası Single’ları

Jeli Jeli
I Wish You Were Here
Binafscha
Caravan
Dunya
Tak Boom
Tak Boom (12″)

Derleme Albümleri

Voice of Asia
Voice of Asia, Vol-II
World Roots Live 92-93
Festival Mundial Live

Etiketler: , , , ,

18 Nisan 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Ümit Sayın Biyografi

26 Nisan 1970 İzmir doğumlu Ümit Sayın, ilk orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İktisat Bölümü’ndeki eğitimini yarım bıraktı.

8 Eylül 1990’da Sezen Aksu’nun İzmir’de verdiği bir konserde sahneye fırlayıp Sezen Aksu’yla bir şarkı söyledi. Sezen Aksu sesinden etkilenip vokalisti olması için onu İstanbul’a davet etti. Bir süre Sezen Aksu’nun evinde kaldı. Sezen onu Timur Selçuk’un dershanesine klasik gitar derslerine gönderdi.

Fuat Güner’in F.T Ses Stüdyosu’nda 2 yıl ofis boyluk yaptı. Bu dönemde tanıştığı Mazhar Alanson’u idolü olarak görmeye başladı. Özkan Uğur’un niye kendi “şarkılarını yapmıyorsun” cümlesi onu harekete geçirdi. İlk bestelerini ve sözlerini 1991’de yapmaya başladı. Bu arada bazı stüdyo vokalleri ve reklam müziklerine katıldı. Ozan Çolakoğlu’yla tanışması bu döneme rastlar.

1992’de Harun Kolçak ve Sezen Aksu’ya vokalistlik yaptı. İlk söz ve bestesini Harun Kolçak’a verdi. Ozan Çolakoğlu’yla iyi bir ikili oluşturdular. Aynı yıl bestesi Ozan’a ait olan ve Deniz Arcak’ı meşhur eden “Zehir Ettin” ve “Vurur” şarkılarının sözlerini yazdı.

1993’te Ajda Pekkan’a vokalistlik yaptı. Aynı yıl Emel Müftüoğlu, Seden Gürel Leman Sam, Hakan Peker, Burak Kut ve Erdal’a şarkılar verdi.

1994’te Tarkan’ın “A Acayipsin” albümünde “Dön Bebeğim” ve “Gitme” şarkılarını yer aldı.
Aynı albümde bestesi Ozan Çolakoğlu’na ait “Bekle”nin sözlerini yazdı. Aynı yıl İzel, Yeşim Salkım, Suavi ve Tüzmen’e şarkılar verdi. Pınar Aylin’i meşhur eder “Sen gidip de” isimli şarkı da ona aitti.

1994-95’te Tarkan’a vokalistlik yaptı. 1995’te Bendeniz’e “Gönül Yareler İçinde” şarkısını verdi. Ve Ümit Sayın ilk albümünün çalışmalarına başladı. İlk albümünü 1996 da Ümit Sayın ismiyle çıkardı. Albümün aranjörlüğünü Ozan Çolakoğlu yaptı. “Hicran” ve “Gülbeyaz” bu albümün en hit şarkılarıydı.

1997 de Aşkın Nur Yengi, Deniz Seki, Asya, Bengü, Gökhan Tepe’ye şarkılar verdi. 1998’de Zeynep Dizdar’ın “Vazgeç Gönül” şarkısını yaptı ve bu prodüksiyona 6 şarkı yazdı. 1998 mart ayında babasını kaybetti.

1999’da “Ben Tabi ki” isimli 2.albümünü yaptı.

2000 yılında Plak şirketi olan İstanbul Plak’la yollarını ayırdı. 2003’de Sony Music’le albüm ve publishing’le bestelerinin hakları konusunda anlaşma imzaladı. 1999’dan 2004’e kadar albüm yapmadı. 5 yıl aradan sonra yepyeni bir anlayış ve ruhsal yükselişle “Mai” isimli albümünü hazırladı. 15 Haziran 2004’te piyasaya çıkan albümü müzikte olgunluğa geçişinin ilk adımıdır.

Ümit Sayın 6 yıl aradan sonra müzik kariyerinin ilk single çalışması  “Takılma” ile dinleyicilerinin karşısına eylül 2010 tarihinde tekrar  çıktı. Ümit Sayın Müzikal yolculuğuna emin adımlar ve başarılarla devam etmektedir.

Etiketler: , , , ,

18 Nisan 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Toygar Işıklı Biyografi

Gölcük doğumlu müzisyen, ilk-orta-lise eğitimimi Karamürsel ve Gölcük’te tamamladı. Lisans eğitimini Marmara Üniversiesi Müzik Eğitimi Bölümü Şan anadalından mezun olarak tamamlayan besteci, ardından Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Kompozisyon ( Bestecilik ) master programından mezun oldu. Halen İ. T. Ü . Müzikoloji ve Müzik Teorisi Doktora programına devam etmekte olan müzisyen, tüm bu eğitim dönemimde, Klasik Batı Müziği, 20. yy müziği, Caz, Klasik Türk Müziği üzerine Hasan Uçarsu, Kamran İnce, Pieter Snapper, David Osbon, Şehvar Beşiroğlu, Nail Yavuzoğlu gibi önemli besteci ve hocalar ile çalışmalarda bulundu.

Televizyon ve Sinema sektörüne 2003 yılında giren besteci; sırasıyla Gece Yürüyüşü ( tv dizisi ) Çeşm-i Bülbül ( tv dizisi ) Türev ( Sinema filmi- 42.Altın Portakal fesivali – En iyi film – En iyi Kadın oyuncu ödülleri ) 21 ( Kültür Sanat programı ) Rengahenk ( Kültür Sanat programı ) Yaprak Dökümü ( tv dizisi ) Kırık Kanatlar ( tv dizisi ) Kadınlar ve Erkekler ( show programı) Tutsak ( tv dizisi ) Eksik Etek (tv dizisi ) Dudaktan Kalbe ( tv dizisi ) Menekşe ile Halil ( tv dizisi ) Hoşçakal Güzin (tv filmi ) Aşk-ı Memnu (tv dizisi ) Aşık Veysel ” Küçük Dünyam ” ( belgesel ) Ezel ( tv dizisi ) Samanyolu ( tv dizisi ) Fatmagül’ün suçu ne? (tv dizisi ) ve Deli Saraylı ( tv dizisi )isimli yapımların müziklerini yaptı.

Müzisyenin Gölcük Depremi icin bestelediği “Gölcük’te Sessizliğin Sesi” adlı eseri yurtdışındaki birçok web sitesinde editör’lerin ilk 10 sıralamalarında yer aldı.Dizi müzikleri ve solo albumu ile birçok prestijli ödül kazanan müzisyen 2007 Aralık ayında Yaprak Dökümü albümünü, 2008 Ekim ayında Dudaktan Kalbe albümünü ve ilk solo albümü “Sonunda” yı ise 2010 yılı Haziran ayında müzikseverlerin beğenisine sunmuştur.

Etiketler: , , , ,

18 Nisan 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

Tarkan Biyografi

Bir seferinde Shakespeare insanlara şöyle demişti: “Ruhu müzikle yoğrulmamış olan adamdan korkun.”
Mitologyaya göre Musa’lar, dokuz Esin Perisi, Zeus’un Titan tanrıça Mnesomyne ile birleşmesinden doğmuştur. Arasıra tanrısal ezgiler fısıldarlar seçkin gençlerin kulağına. Terpsikore, şarkının ve dansın o renkli o şuh yaratıcısı, Tarkan’a bir yakınlık duymuş olmalı.

Ruhu müzikle yoğrulan delikanlı yanlız bir esin perisinin kanat seslerini duymakla kalmadı. Ailesi, özellikle ablaları da üstüne kol kanat gerdiler.
Tarkan Tevetoğlu, 17 Ekim 1972′de aslen Rizeli olan bir aileden Almanya’nın Frankfurt yakınlarından bulunan Alzey kasabasında doğdu. İlköğretimi Almanya’da tamamladıktan sonra 15 yaşında ike ilesi ile birlikte Türkiye’ye döndü. Babası, Ali Tevetoğlu’nun oğlunda gördüğü müzik yeteneği ile 13 yaşındayken Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Eğitimini Karamürsel’de devam eden sanatçı 1990 yılında Karamürsel Lisesi’nden mezun oldu.

Tarkan, 1992 yılında “Kıl Oldum Abi” adlı parçasıyla büyük bir çıkış yakalayan Tarkan, “Şımarık” ve “Şıkıdım” gibi parçalarıyla Avrupa’da müzik listelerine girmeyi başarmış, ardından çıkardığı İngilizce albüm “Come Closer”ın başarısı ile Türkiye ile sınırlı kalmayacağını göstermiştir.

Müzik eğitimi için İstanbul’a gittikten sonra 1990 ile 1992 yılları arasında Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne devam etti. 1993 yılında prodüktör Mehmet Söğütoğlu ile tanışmasının ardından İstanbul Plak ile anlaşma yaptı. İlk albümü “Yine Sensiz” 1992 yılında piyasaya çıktı. Albümün çıkış şarkısı “Kıl Oldum Abi” ile kısa sürede büyük bir çıkış yakaladı. Albüm 900 bin adet satıldı ve Tarkan bir anda tüm televizyonların ve magazinin kilit noktası haline geldi.

Ardından 1994 yılında çıkardığı “Aa Acayipsin” adlı albümde Sezen Aksu ile çalışan Tarkan, daha ikinci albümü ile Türk Pop Müzik camiasının en önemli isimlerinden biri haline geldi. Bu albümden sonra Türkiye ve dünya turuna çıkan sanatçı, Türkiye ve Avrupa’da 24 konser verdi. Bu konserlerin 25′i, ulusal çapta gerçekleştirilen en büyük sponsorlu turne kapsamında, Tarkan’ı Türkiye’nin farklı illerinde yaklaşık 10 bin seyirci ile buluşturan stadyum konserleriydi. Sanatçının kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından olan albüm 2,5 milyona yakın satıldı. Avrupa’da da 950 bin rakamına ulaştı.

1995 yılında Ahmet Ertegün ve Atlantic Records ile anlaşma imzaladı. Türkiye’de medyanın yoğun takibi ve baskılarının artması üzerine New York’a giden sanatçı burada bir yandan albüm çalışmalarına devam ederken bir yandan da New York Baruch Üniversitesi’nde dil eğitimi aldı.

O dönemin en önemli yıldızları icra eden menajeri Ahmet San ile 1995′te sözleşme imzaladıktan sonra 1994-1997 yılları arasında İsviçre, Hollanda, İngiltere ve Almanya’da toplam 12 şehri kapsayan 3 büyük Avrupa turnesine çıktı. 1995 yılında New York Palladium’da verdiği konser, Türkiye’de canlı yayınlandı. Tarkan, 1997 Temmuz’de üçüncü albümü “Ölürüm Sana” rekor satışlarını kırıp Türkiye’de 2,5 milyon sattı. Aynı yıl kendi müzik şirketi HITT Prodüksiyon’u kurdu, 1998 yılında Walt Disney’in 35. uzun metrajlı çizgi film’i olan Herkül’ün baş karakterini Türkçe olarak seslendirdi. Filmin müziklerinden “Yolumdayım”ı seslendirdi.

Bu albümde yer alan ve bir Sezen Aksu parçası olan “Şımarık”, kısa sürede dünya çapında tanındı ve daha sonra başka yabancı sanatçılar tarafından da çeşitli dillerde yorumlandı. Ahmet Ertegün ile olan anlaşmazlıklarından dolayı Atlantic Records’tan ayrıldıktan sonra Türkiye’ye dönerek askerlik görevini yerine getirdi. Tarkan, 2001 yılında “Kuzu Kuzu” isimli single çalışmasını piyasaya sürdü. Aynı yıl “Karma” adlı albümünü yayınladı. Albümde yer alan “Kuzu Kuzu” ve “Hüp” gibi çalışmalar ile iyi bir dönüş yaptı. Washington Post Tarkan ile ilgili yaptığı bir haberde, Tarkan’nın Fransa’dan Danimarka’ya müzik listelerine girebilmeyi başarmış, Rusya’da en çok satan Rus olmayan sanatçı ünvanını almaya layık görülmüştü.

2003 yılına gelindiğinde Tarkan yeni albümü “Dudu” adlı albümünün çalışmalarını tamamladı. Nazan Öncel ile çalıştığı bu albüm ile Rusya’da 1 milyon satış rakamına ulaştı, aynı ülkeden en iyi yabancı şarkı ödülünü aldı.

Bir yandan reklam filmlerinde oynayan sanatçı 2001 yılında Pepsi ile gerçekleştirilen sponsorluğun ardından, çekimleri Kapadokya’da yapılan Turkcell’in Hazır Kart reklamlarında yer aldı. “Özgürlük İçimizde” adlı bestesini de seslendirdiği aynı proje kapsamında Tarkan-Özgürlük Yolcusu takvimi piyasaya sunuldu. 2004′te petrol şirketi OPET’in reklamlarında yer aldı. 2006 Yılında da Avea sponsorluğunda bir dizi konser verdi.

Dünyadan müziği ile olumlu eleştirilen almasından haraketle İngilizce albüm yapma kararı alan sanatçı, 2005′in Ekim ayından beklenen single “Bounce”u piyasaya sürdü. Hemen ardından ilk İngilizce albümü olan “Come Closer” aynı anda tüm Avrupa ve Türkiye’de satışa sunuldu. Kısa bir süre sonra albümde yer alan “Start The Fire” adlı ikinci single çalışmasını yaptı.

“Come Closer” ın titiz ve uzun bir hazırlık sürecinden sonra 2006’da çıkışı Tarkan için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Kendine özgü tarzını herbirinde belirgin şekilde yansıttığı 15 şarkıdan oluşan bu İngilizce albüm ile Tarkan müziğini yeni bir dinleyici kitlesine duyurdu. Sayısı giderek artan hayranlarının tıka basa doldurduğu salonlarda konserler veren sanatçının hayalleri artık gerçekleşmişti.
2007 yılının sonunda çıktığı zaman, sevenlerinin karşılarında yeni bir Tarkan bulduğu “Metamorfoz” albümü, dijital alandaki talebin artması yüzünden dünya müzik endüstrisi genelinde yaşanan fiziki satışlardaki keskin düşüşe karşın, 500bin adede yakın bir satış rakamı yakalamayı başardı. Yaptığı “ilk” lerle herzaman öncü olan Tarkan, bu sefer de 1,5 milyon’a yakın internet satışı ile Türkiye dijital müzik platformunda en çok indirilen sanatçı oldu. Tümü Tarkan tarafından yazılmış şarkı sözlerinde müzik diline akıllıca uyarlanmış Türkçe deyimlerin şiirsel kullanımı ile övgü toplayan albümün, 2008 yazında Tarkan’ın Tiesto gibi dünyaca ünlü DJ’lerle birlikte hazirladigi remixlerden olusan versiyonu satışa sunuldu.

Sosyal Sorumluluk
Müzik çalışmalarından artan zamanının büyük bölümünü, kendisi için hayati önem taşıyan amaçlara adayan Tarkan, Doğa Derneği’nin çevre sorunlarına yönelik projelerinde sözcülük görevi üstlenerek özellikle doğayı koruma konusunda aktif olarak çalışmayı sürdürmektedir. 2008’de ünlü sanatçı Orhan Gencebay’ın da Tarkan’a sesi ve sazı ile eşlik ettiği “Uyan” şarkısının yarattığı etki, Türkiye’deki diğer sanatçıları da bu amaca katılmaya teşvik etmiştir. Tarkan, aktivist olarak yer almaya devam ettiği sosyal sorumluluk çalışmaları çerçevesinde PETA (Uluslararası Hayvan Koruma Derneği) ile işbirliği yapmış ve derneğin sokak hayvanlarının korunmasına yönelik kampanyasının tanıtım yüzü olmuştur.

Daha Daha…
Tüm Avrupa’ yı, Rusya’yı ve Türki Cumhuriyetleri’ni kapsayan, Orta Doğu’dan, Güney Amerika’ya ve hatta Avusturalya’ya kadar uzanan başarılarıyla, Tarkan, tartışmasız, Türkiye’nin yurtdışındaki en önemli temsilcilerinden biridir. Albümleri bugüne kadar 15 milyon adedin üzerinde satan ve “Dünya Müzik Ödülü” almış olan sanatçının 1992’den bugüne kadar piyasaya çıkan her hit şarkısı liste başı olmuştur. “Şımarık”, “Şıkıdım”, “Hüp”, “Kuzu Kuzu” ve “Dudu” gibi şarkıları ile çağdaş Türk pop müziğinin standardlarını belirleyen Tarkan’ın imajı, dünyanın önde gelen markalarının da ilgisini çekmis ve sanatçıyla uzun süreli işbirliktelikleri yapmışlardır. Hem kişiliği hem de müziği Türk kültürünün zengin dokusuyla işlenmiş olan Tarkan’ın yarattığı etkinin kalıcılığı yadsınamaz. Müzik tutkusu ile beslenen ve daima bir adım önde duran Tarkan, bir sonra geleni hisseder. Bir sonra söylenecek onun şarkısıdır. Bir sonra beklenen de Tarkan’ın ta kendisi.

Etiketler: , , , ,

18 Nisan 2011 tarihinde admin yazdı. Yorum yapın »

1234
Kaynaklar Kaynaklar